Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.
Basın Eleştirisi
Milliyet
Yazar: Müjde Işıl
Filmin önemli bir özelliği nostaljinin insanlar üzerindeki etkisini göstermesi. Neil Diamond’ın eski şarkılarını yeniden yorumlamak Lightning & Thunder grubunu ülke gündemine taşıyor. Nostaljinin satması gerçeğinin, Mike ve Claire’den beri değişmediğini görüyoruz. Bu da bizdeki Tarkan konserleri gibi ‘geçmişe sarılarak kendini iyi hissetme’ duygusunun halktaki etkisini gösteriyor.Mike’ın şarkı seçiminde Diamond’ın “Sweet Caroline” gibi popüler şarkılarını değil de “Süleyman” gibi bilinmeyen şarkılarını tercih etmesi, şık bir detay. Ancak film bunun peşine düşmeye gerek duymuyor ve klişelere bel bağlıyor.Hugh Jackman ve Kate Hudson, filmdeki tüm şarkıları kendileri söylüyor. Bu açıdan konser tadında bir film de denebilir. Filmde gerçek Claire’in göründüğünü de ekleyelim.
Eleştirinin tamamı için: Milliyet
Habertürk
Yazar: Mehmet Açar
“Kalpten Söylenen Bir Şarkı”yı son dönemde Türkiye’de peş peşe gösterime giren diğer Oscar adayı filmler kadar çok beğendiğimi söyleyemem. Ama baştan sona ilgiyle izledim ve sevdim. Hikâyenin gerçek olması, benim için filmin en önemli artısıydı. Ayrıca, efsane pop starların şöhret bunalımları, bağımlılık hikâyeleri ve aile sorunlarından sonra Amerikan müzik dünyasının iki mütevazı emekçisinin hayat mücadelesine odaklanan bir film seyretmek açıkçası iyi geldi.
Eleştirinin tamamı için: Habertürk
T24
Yazar: Atilla Dorsay
İşte kendine özgü filmlerden biri daha... Kendine sözü temel yanı ise müziği esas alması. Öylesine ki, aşırı bir melodram olarak bakacaklar öte yandan filme âşık olabilir. Eğer müziğe de aşık iseler... Naçizane, bu benim de temel bir özelliğim olduğundan filmi hayli sevmeme şaşmayın!..Film başta “Bu gerçek bir olaydan alınmadır” cümlesiyle açılır. ABD’nin sanayi merkezlerinden, Michigan nehrinin kıyılarındaki Milwaukee’de 1990 yıllarında yaşanmış bir serüvene dalarız. Mike ve Claire Sardina ikilisi kendine göre tuhaf insanlardır. Erkek Mike hayatını tutkunu olduğu müzisyenleri taklit etmeye adamıştır. Sevgilisi ise asıl işi kuaförlük olan bir sarışın hanımdır. Ve Mike o çok sevdiği müzisyenler içinde Neil Diamond’a özel bir yer ayırır.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Milliyet
Filmin önemli bir özelliği nostaljinin insanlar üzerindeki etkisini göstermesi. Neil Diamond’ın eski şarkılarını yeniden yorumlamak Lightning & Thunder grubunu ülke gündemine taşıyor. Nostaljinin satması gerçeğinin, Mike ve Claire’den beri değişmediğini görüyoruz. Bu da bizdeki Tarkan konserleri gibi ‘geçmişe sarılarak kendini iyi hissetme’ duygusunun halktaki etkisini gösteriyor.Mike’ın şarkı seçiminde Diamond’ın “Sweet Caroline” gibi popüler şarkılarını değil de “Süleyman” gibi bilinmeyen şarkılarını tercih etmesi, şık bir detay. Ancak film bunun peşine düşmeye gerek duymuyor ve klişelere bel bağlıyor.Hugh Jackman ve Kate Hudson, filmdeki tüm şarkıları kendileri söylüyor. Bu açıdan konser tadında bir film de denebilir. Filmde gerçek Claire’in göründüğünü de ekleyelim.
Habertürk
“Kalpten Söylenen Bir Şarkı”yı son dönemde Türkiye’de peş peşe gösterime giren diğer Oscar adayı filmler kadar çok beğendiğimi söyleyemem. Ama baştan sona ilgiyle izledim ve sevdim. Hikâyenin gerçek olması, benim için filmin en önemli artısıydı. Ayrıca, efsane pop starların şöhret bunalımları, bağımlılık hikâyeleri ve aile sorunlarından sonra Amerikan müzik dünyasının iki mütevazı emekçisinin hayat mücadelesine odaklanan bir film seyretmek açıkçası iyi geldi.
T24
İşte kendine özgü filmlerden biri daha... Kendine sözü temel yanı ise müziği esas alması. Öylesine ki, aşırı bir melodram olarak bakacaklar öte yandan filme âşık olabilir. Eğer müziğe de aşık iseler... Naçizane, bu benim de temel bir özelliğim olduğundan filmi hayli sevmeme şaşmayın!..Film başta “Bu gerçek bir olaydan alınmadır” cümlesiyle açılır. ABD’nin sanayi merkezlerinden, Michigan nehrinin kıyılarındaki Milwaukee’de 1990 yıllarında yaşanmış bir serüvene dalarız. Mike ve Claire Sardina ikilisi kendine göre tuhaf insanlardır. Erkek Mike hayatını tutkunu olduğu müzisyenleri taklit etmeye adamıştır. Sevgilisi ise asıl işi kuaförlük olan bir sarışın hanımdır. Ve Mike o çok sevdiği müzisyenler içinde Neil Diamond’a özel bir yer ayırır.