Köpekle Kurt Arasında
Ortalama puan
2,2
3 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.504 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
21 Eylül 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Murat Düzgünoğlu'nun yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Köpekle Kurt Arasında"; doğrudan izleyiciye hitap etmek yerine, "sanat, sanat içindir" felsefesi çerçevesinde sadece festivaller için çekildiğini...

Gerek kurgusu ve gerekse de kamera kullanım açılarıyla, hemen her karesinde...

Apaçık bir şekilde ortaya koyan, ziyadesiyle gereksiz bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Yukarıda yaptığımız girizgah nedeniyle, "peşin önyargılı" olarak davranmakla itham edilmemek adına...

Düşük bir bütçeyle kotarıldığı da, aşikar bir biçimde ortada olan bu filme...

Biraz daha yakından bakalım...

***

Emekli maaşıyla, İstanbul'da geçinemeyeceğini fark eden ve sırf o yüzden de...

Cebine koyduğu emekli ikramiyesiyle, Mersin'deki köyüne dönme hazırlıkları yapan İzzet (Ali Seçkiner Alıcı) ile yaşama arzusunu yitiren Orhan (Mücahit Koçak) arasındaki...

İzzet'in evinde yapılan sohbet...

Neredeyse 20 dakikamızı aldı...

***

Ki...

Hiçbir yere varma ihtimali de bulunmayan bu sohbet bitip de...

Artık nereden ve hangi gerekçeyle aklına estiyse, İzzet'i öldürüp...

Onun beslediği horozu da yanına alıp kendi evine götüren Orhan...

Bir ara, kendini de öldürmeyi denese de...

Yine de başarabildiği tek şey, kendini sokaklara atmak olurken...

***

Ertesi sabah da soluğu...

Tabutuna da el atacağı İzzet'in cenazesinde alır...

***

Ama...

Söz konusu vakit kaybını, daha fazla sürdürmeye niyetimiz olmadığı için...

Seyretmeyi burada kesip sıradaki filme geçtik...

***

Hal böyle olunca da...

Malumunuz olan geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...

Ve üstelik de...

Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...

Anlatımımızı da burada noktaladık...

Dakika 34...

***

Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi, zaten merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla manasız bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...

Ve en azından bizim açımızdan...

Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...

50 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Mert H
Mert H

Takipçi 1.793 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
10 Temmuz 2026 tarihinde eklendi
Film oldukça ağır tempolu ve içe dönük bir yapıda. Bazı olaylar gerçekçilikten uzak ve ütopik kaçıyor, karakterin başına gelen “şanslar” biraz zorlama hissettirdi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler