Ortalama puan
3,1
5 Puanlama
5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Senaryosunu...
Miles Hubley ile Tommy White'ın kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da Scott Waugh'un oturmak da olduğu "Runner"; komedi tarzda kurgulanılmış, bir aksiyon gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
45 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilmesine karşın...
17,6 milyon dolarlık bir hasılat rakamıyla, gişeye çakılıp kalan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Brisbane, Avustralya'daki döküntü bir teknede yaşamını bir başına sürdüren...
Ve...
Bir alkol terapi grubundaki birinci yılını da, kazasız belasız bir şekilde tamamlayan...
ABD'nin eski Deniz Kuvvetleri Özel Harekatçılarından Hank Malone (Alan Ritchson)...
Patronu Iggy (Gyton Grantley) adına...
Adeta bir kurye olarak çalışmak da olup...
***
Arada sırada...
Yeniden evlenen eski karısı Monica (Geraldine Hakewill) ile de...
Telefonla görüşmektedir...
***
İşte...
Bu genel çerçeve içerisinde...
Iggy tarafından Hank'e verilen yeni görev...
Honolulu'dan Brisbane'e doğru gelen özel bir jetteki...
İçinde, Ellie Baker (Scarlett Crabtree) isimli yedi yaşındaki bir çocuğa nakledilecek bir karaciğerin bulunduğu...
Ziyadesiyle hassas durumdaki bir tıbbi malzeme çantasını getiren Ben Bishop (Owen Wilson) ile beraber doğrudan Gold Coast Hastenesi'ne götürmektir...
***
Ama...
Çok özel bir kan grubundaki bir adama ait olmasının yanı sıra...
Honolulu'daki bir cinayete kurban giden bu adamın ciğerinin Brisbane'e getirildiğini...
Artık nereden ve kimden haber aldılarsa, kendi liderleri Donna Zaldívar (Cecilia Toussaint) için de isteyen...
Damián Zaldívar (Rodrigo Santoro) komutasındaki uyuşturucu karteli üyeleri de...
An itibarıyla, Hank ile Ben'in peşine düşerek...
Hank'in kullandığı otomobili takip etmek de...
***
Üstelik de...
Eğer Hank, bu karaciğeri...
Tam da ameliyat saatinde, Gold Coast Hastanesi'ne yetiştirmek yerine kendilerine teslim etmezse...
Ellerine geçirerek Hank'i, kendi belirledikleri yanlış yöndeki hedefe yönlendirmesini sağlamaya çabaladıkları Iggy'i...
Olmadı, sonrasında da kendisini öldürmekle...
Apaçık bir biçimde tehdit ederken...
***
Ellie'nin annesi Kate Baker'da (Leila George) hastanede...
Kızı için hayati önemdeki bu çantayı taşıyan Hank ile Ben'i...
Büyük bir telaş içinde beklemek de...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 28...
***
Mevcut karaciğerin...
Kime nakledileceğinin belli olması amacıyla...
Hank ve Ben ile kartel arasındaki, amansız bir mücadelenin damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; silahlı çatışma ve bedensel dövüş sahnelerinin dibine vurulduğu, bu tarz filmlerden hoşlananları, kısmen de olsa tatmin edeceğini umduğumuz...
70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
Miles Hubley ile Tommy White'ın kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da Scott Waugh'un oturmak da olduğu "Runner"; komedi tarzda kurgulanılmış, bir aksiyon gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
45 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilmesine karşın...
17,6 milyon dolarlık bir hasılat rakamıyla, gişeye çakılıp kalan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Brisbane, Avustralya'daki döküntü bir teknede yaşamını bir başına sürdüren...
Ve...
Bir alkol terapi grubundaki birinci yılını da, kazasız belasız bir şekilde tamamlayan...
ABD'nin eski Deniz Kuvvetleri Özel Harekatçılarından Hank Malone (Alan Ritchson)...
Patronu Iggy (Gyton Grantley) adına...
Adeta bir kurye olarak çalışmak da olup...
***
Arada sırada...
Yeniden evlenen eski karısı Monica (Geraldine Hakewill) ile de...
Telefonla görüşmektedir...
***
İşte...
Bu genel çerçeve içerisinde...
Iggy tarafından Hank'e verilen yeni görev...
Honolulu'dan Brisbane'e doğru gelen özel bir jetteki...
İçinde, Ellie Baker (Scarlett Crabtree) isimli yedi yaşındaki bir çocuğa nakledilecek bir karaciğerin bulunduğu...
Ziyadesiyle hassas durumdaki bir tıbbi malzeme çantasını getiren Ben Bishop (Owen Wilson) ile beraber doğrudan Gold Coast Hastenesi'ne götürmektir...
***
Ama...
Çok özel bir kan grubundaki bir adama ait olmasının yanı sıra...
Honolulu'daki bir cinayete kurban giden bu adamın ciğerinin Brisbane'e getirildiğini...
Artık nereden ve kimden haber aldılarsa, kendi liderleri Donna Zaldívar (Cecilia Toussaint) için de isteyen...
Damián Zaldívar (Rodrigo Santoro) komutasındaki uyuşturucu karteli üyeleri de...
An itibarıyla, Hank ile Ben'in peşine düşerek...
Hank'in kullandığı otomobili takip etmek de...
***
Üstelik de...
Eğer Hank, bu karaciğeri...
Tam da ameliyat saatinde, Gold Coast Hastanesi'ne yetiştirmek yerine kendilerine teslim etmezse...
Ellerine geçirerek Hank'i, kendi belirledikleri yanlış yöndeki hedefe yönlendirmesini sağlamaya çabaladıkları Iggy'i...
Olmadı, sonrasında da kendisini öldürmekle...
Apaçık bir biçimde tehdit ederken...
***
Ellie'nin annesi Kate Baker'da (Leila George) hastanede...
Kızı için hayati önemdeki bu çantayı taşıyan Hank ile Ben'i...
Büyük bir telaş içinde beklemek de...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 28...
***
Mevcut karaciğerin...
Kime nakledileceğinin belli olması amacıyla...
Hank ve Ben ile kartel arasındaki, amansız bir mücadelenin damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; silahlı çatışma ve bedensel dövüş sahnelerinin dibine vurulduğu, bu tarz filmlerden hoşlananları, kısmen de olsa tatmin edeceğini umduğumuz...
70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler