Hayatını her zaman bir adım önde olma ilkesi üzerine kuran Maia Marten, Londra hukuk dünyasının zirvesinde yer alan, keskin zekalı, becerikli ve son derece başarılı bir avukattır. Rutin sabah koşusu sırasında aldığı tek bir telefon, dünyasını altüst eder; oğlu kaçırılmıştır. Oğlunu geri alması için kendisine verilen talimatlar basit ama acımasızdır: Durmadan hareket et, her emri yerine getir ve kimseye bir şey söyleme. Durduğu anda oğlu ölecektir. Şehirde var gücüyle koşmaya ve bir dizi uğursuz emre uymaya zorlanan Maia, şu soruyla yüzleşmek zorundadır. Oğlunu eve getirmek için ne kadar ileri gidebilir?
2:00