En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.381 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
10 Ocak 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu Dilek Çolak ile Savaş Şaylan'ın kaleme aldıkları ve ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Mevlüt Taşçı'nın da yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Aga"; üç kardeş arasında oluşacak bir hesaplaşma nedeniyle, gerilim dozunun giderek artarken...
21. yüzyılda dahi...
Orta çağdan kalma geleneksel yaşam tarzında, herhangi bir şeyin değişmediğinin apaçık bir biçimde gözler önüne serildiği...
Son derece sıra dışı bir taşra draması olarak geliyor karşımızda...
***
Gelin isterseniz, oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği hemen her halinden belli olmasına karşın...
Kardeşleri canlandıran oyuncuların performanslarıyla yıldızlaştıkları bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Kendi köyleri ile civar köylerde yaşayıp...
Evlenmek isteyen kadın ve erkekler arasında...
Alacağı komisyon karşılığında çöpçatanlık yapan Çavuş dayı (Sait Seçkin)...
***
Şimdi de...
Köyün kahvesinde birlikte oturmuş...
Veysel (Selim Tufan) ile Şenol'un (Halil Özbekar) ağabeyleri de olan Salim (Taner Cindoruk) için defterinde...
Baş köşesine...
Salim'in bir vesikalık fotoğrafını da iğneleyerek iliştireceği...
Yepyeni bir sayfa oluşturmak suretiyle...
Onun gelin adayına dair beklentilerini not almakta...
***
Ardından da aynı Salim'den...
Defter kayıt ücreti olarak...
Bin TL tahsil etmektedir...
***
Bu arada...
Yeri gelmişken hemen belirtmiş olalım ki...
Babaları hayat da olmayan bu biraderlerden...
Salim'in okuldan aldığı en küçük kardeş Şenol...
Geçirdiği ağır bir hastalık neticesinde yatalak kalan annelerinin bakımı...
Ve...
Çamaşır, bulaşık, yemek vs. gibi evin çekilip çevrilmesi işleriyle de ilgilenirken...
Ortanca kardeş Veysel'de...
Salim ile beraber çobanlık yapmaktadır...
***
İşte...
Bu genel çerçeve içerisinde...
Senet sepet ile Yusuf'tan (Erkan Erkoç) satın aldığı beyaz eşyayı...
Evde kilit altında tuttuğu bir odaya doldurarak...
Evlilik hazırlıklarına başlayan...
Tipik "Şark kurnazı" karakterindeki Salim...
Birlikte kazandıkları paranın tek bir kuruşunu dahi...
Veysel ile bölüşmeden yine aynı odadaki bir kutuda istifler...
***
Ve başta...
İneğinin doğurduğu buzağıya el koyduğu Rüstem (Selim Kaliç) olmak üzere...
Köyde dolandırılmadık adam da bırakmazken...
***
Zavallı Şenol'da...
Ağabeyinin evleneceği kadının kendisini...
Annelerinin bakımı ile ev işlerinden kurtaracağı...
Ve böylelikle de...
Yeniden okula döneceği günlerin hayallerini kurmaktadır...
***
Ki zaten...
Çok geçmeyecek ve elindeki...
25 yaşındaki Hatice adlı...
Babasının on bin TL başlık parası istediği...
Komşu köydeki bir kızın fotoğrafıyla Çavuş dayı da çıkıp gelecek ve bu müjdeli haberi Salim'e verecek...
***
Ancak...
Salim Hatice'yi yaşlı bulduğu için Çavuş dayıdan...
Daha yüksek başlık parası ve takı talep edilebilecek olmasına rağmen...
Kendisine başka adaylar getirmesini de isteyecekken...
***
Veysel'de...
Kendisine gönderilen askerlik celp belgesini...
Muhtardan (Mustafa Şimşek) teslim alacak...
***
Birkaç gün içinde Çavuş dayı da...
22 yaşındaki Azeri asıllı Kevser kızın fotoğrafıyla...
Tekrardan çıkıp gelerek...
Hem bekarlıktan kurtulacağını düşünen Salim'i hem de evdeki çilesinin sona ereceğini uman Şenol'u...
Ziyadesiyle heyecanlandıracaktır...
Dakika 44...
***
Kardeşlerini bile çarpmaktan çekinmeyerek...
Kendini adeta bir kurnazlık abidesi olarak gören Salim ile oluşturduğu maddi ve manevi baskı sebebiyle, neredeyse onun köleleri haline dönüşmüş vaziyetteki Veysel ile Şenol'un kader ağlarının örüleceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; bu üçlüyü bekleyen ters köşe bir sürprizi de bünyesinde barındıran, 55 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.