Senaryosunu da...
Alex Cannon ile birlik de kaleme almasının yanı sıra karısı Kari Fischer ile beraber yapımcılığını da üstlenirken...
Beş parmağında beş farklı marifet bulunan, ziyadesiyle sıra dışı ve vizyoner bir sinemacı profili sergileyen Ben Leonberg'in...
İlk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çekmek amacıyla yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Good Boy"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Paranormal" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde ustalıkla harmanlanılmış...
Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Adeta, çerez parası tutarındaki...
70 bin dolarlık bir bütçeyle çekilen ve nihayetinde de, brüt 8,5 milyon dolarlık bir hasılat rakamına ulaşma başarısını gösteren...
Filmin yapımcıları karı kocanın, Nova Scotia Duck Tolling Retriever cinsi köpekleri Indy'nin başrolde oynadığı bu bağımsız (indie) Amerikan filmine biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
Köpeği Indy'nin şaşkın bakışları arasında...
Ciddi anlamda rahatsızlanarak, 911'lik bir hale gelen Todd'un (Shane Jensen)...
Ablası Vera'nın (Arielle Friedman) telefon çağrılarına karşılık veremediği bir sahne ile başlarken...
***
Ambulansla kaldırıldığı hastanenin, acil servisinden taburcu edilen Todd...
Indy'i de yanında götürüp...
Bir süreliğine New York'tan ayrılarak, artık hayat da bulunmayan büyükbabasının (Larry Fessenden)...
Ormandaki evine yerleşme kararı alır...
***
Ki...
Yağmurun, bardaktan boşanırcasına bir hızla yağdığı bir gecenin karanlığında vardıklarında da...
Dışarıya çıkan Todd...
Üzerine titreyen ablasının, perili olarak nitelendirdiği evin anahtarının yeri için telefonla, kendisini arayarak konuşurken...
Otomobilin içindeki Indy'de, kendilerini izleyen bir karaltının varlığını fark eder...
***
Neyse...
Olan bitenden bihaber durumdaki Todd...
Gönül rahatlığıyla eve yerleşir ve ilk olarak da yanmayan ışıklar için sigortaları kontrol ederken...
Evin hem içini hem de dışını koşturarak, bir güzel kolaçan eden Indy'nin tedirginliği de, gözlerden kaçmaz...
***
Derken...
Yağmurun da durduğu ertesi sabah...
Yürüyüşe çıkan Todd ile Indy...
Ormanda tuzaklar kurup, tilki avlamasına ilaveten...
Kendilerine, seyyar bir jeneratör de veren komşuları Richard ile karşılaşırlarken...
***
Ne yazık ki...
Indy'nin, Todd'un göremediklerini görüp...
Duyamadıklarını duyduğu ruh halinde...
Herhangi bir değişme olmamış...
***
Üstelik...
Richard'ın söylediğine göre...
Büyükbabanın köpeği Bandit'te (Max), kendisi ölür ölmez...
Aniden ortalıklardan yok oluvermiş...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamışızdır...
Dakika 27...
***
Leonberg'in...
"Poltergeist" (1982) ve "The Shining"ten (1980) esinlendiğini ifade ettiği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; bir köpeğin, yani Indy'nin...
(Elbette, görüntü yönetmenliği görevini de üstlenen aynı Leonberg'in becerileri sayesinde) boy ile bakış açı ve seviyeleri dikkate alınarak kurgulanılmış, 45 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,