Görünmez Kaza
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
4,0
Çok İyi
Görünmez Kaza

Kötülüğün Sıradanlığı ve İntikamın Ağırlığı

Yazar: Hande Kara

Yıllarca ev hapsinde tutulan, film çekmesi ve yurtdışına çıkması yasaklanan Cafer Penahi’nin sineması her zaman bir "direniş" sineması olmuştur. Ancak Görünmez Kaza, onun kariyerindeki en cesur, en keskin ve şaşırtıcı derecede en "komik" işlerinden biri. Penahi bu kez sadece rejimi eleştirmekle kalmıyor; zulme uğrayanların eline güç geçtiğinde "canavarlaşma" potansiyelini de oya gibi işliyor.

Her şey, Eghbal (Ebrahim Azizi) adlı bir adamın, gece vakti ıssız bir yolda hamile karısı ve kızıyla arabasında giderken bir köpeğe çarpmasıyla başlar. Bu "basit kaza", bozulan arabayı tamir ettirmek için girdikleri garajda bambaşka bir kabusa dönüşür. Tamirci Vahid (Vahid Mobasseri), eski bir siyasi mahkumdur. Ve Eghbal’in yürürken protez bacağından çıkardığı o tiz gıcırtı sesi, Vahid’in zihninde korkunç bir kapıyı aralar: Bu adam, hapishanede yüzünü hiç görmediği ama ayak sesini asla unutmadığı o sadist işkencecisi olabilir mi? Bu şüphe, Vahid’in Eghbal'i rehin almasına ve kendisi gibi aynı işkenceciden muzdarip olan eski mahkum tanıdıklarını bu kimlik tespitine çağırmasına neden olur.

Filmin en büyük başarısı, türler arasında kurduğu kusursuz denge. Penahi, travma ve otoriterlik gibi kurşun kadar ağır konuları işlerken filmi bir ajitasyon şovuna dönüştürmüyor. Aksine, olaylar geliştikçe durum o kadar absürt ve gerçeküstü bir hal alıyor ki, Coen Kardeşler'in veya Hitchcock'un o kapkaranlık mizahını hissediyorsunuz. Gelinliğiyle bir adam kaçırma olayına karışan Golrokh veya eski mahkumların kendi aralarındaki o paranoyak atışmaları, seyirciye "Buna gülmeli miyim, yoksa dehşete mi düşmeliyim?" ikilemini sürekli yaşatıyor. Bu kara mizah, aslında karakterlerin yaşadığı o akıl almaz şiddet geçmişiyle başa çıkma mekanizmalarından başka bir şey değil.

Görünmez Kaza Neon
Görünmez Kaza

Senaryonun asıl dehası "belirsizlik" üzerine kurulu olması. Eghbal gerçekten o acımasız işkenceci mi, yoksa sadece yanlış zamanda yanlış yerde olan, engelli bir aile babası mı? Vahid ve arkadaşları gerçeği ararken, aslında kendi vicdanlarıyla ve ahlaki sınırlarıyla yüzleşiyorlar. Eğer bu adam o işkenceciyse, onu çölde kazdıkları o mezara gömmek onları da aynı zalimlik seviyesine çekmeyecek mi? Penahi, kamerasını karakterleri yargılamadan, sadece bu "kurbanlıktan cellatlığa geçiş" potansiyelini gözlemlemek için kullanıyor.

Oyuncu kadrosu muazzam bir doğallığa sahip. Vahid Mobasseri’nin o sürekli böbreklerini tutan, hem fiziksel hem de ruhsal olarak yaralı hali, performansın ötesinde bir varoluş mücadelesi gibi hissettiriyor. Ebrahim Azizi ise Eghbal rolünde, masumiyet ile gizli bir tehdit arasında sürekli gidip gelen, seyircinin de kafasını karıştıran şahane bir çizgide duruyor.

Görünmez Kaza, siyasi bir mesaj kaygısıyla yola çıkıp, evrensel bir insanlık durumuna ulaşan modern bir başyapıt. Adalet arayışının nasıl kolayca bir kan davasına dönüşebileceğini, şiddetin ne kadar sıradanlaşabileceğini tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Ve finaliyle, kötülüğün belki de her zaman sadece bir adım arkamızda olduğunu fısıldıyor.

Daha Fazlasını Göster