Cadılar Bayramı Katliamı
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
1,0
Çok Kötü
Cadılar Bayramı Katliamı

“Bazı Şeylerin Kısası Makbuldür…”

Yazar: Gizem Şimşek Kaya

Ave One Entertainment yapımcılığında çekilen Die’ced: Reloaded, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Cadılar Bayramı Katliamı filminin yönetmen koltuğunda The Dark Side (2017) filminin yönetmenliğini yapmış olan ve aynı hikâyenin kısa versiyonu Die’ced (2023)’ı da çekmiş olan Jeremy Rudd oturuyor. Senaryosunu da Rudd’un yazdığı, görüntü yönetmenliğini Tylor Jones’un üstlendiği, müzikleri Ryan Wilcox tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Eden Campbell, Jason Brooks, Christine Rose Allen, John Karyus, Nigel Vonas, Collin Fischer, Esha More, Ryan Chen gibi isimlerin yanı sıra polis olarak Jeremy Rudd’da yer alıyor.

Epic Pictures

Filmin konusunu 80’ler Amerikası’ndaki bir katilin cinayetleri oluşturuyor. 1987 yılının Seattle’ında Cadılar Bayramı sırasında Benny adlı bir seri katil, tutulmakta olduğu yüksek güvenlikli bir akıl hastanesinden kaçar. İlk cinayeti sırasında bulduğu cadılar bayramı kostümü olan korkuluk kılığına girerek cinayetler işlemeye başlar. Ancak Benny’nin cinayetleri gelişigüzel değildir. Hedefi, kendisinin bilmediği, geçmişindeki karanlık bir bölümle bağlantısı olan genç bir kadındır. Kadına yaklaştıkça Benny’nin şiddeti daha da vahşileşecektir.

Öncelikle çekimlerin ve oyuncuların performanslarının hayli kötü olduğunun altını çizmek gerekiyor. Buna rağmen plastik makyajlar ve sanat yönetimi konusunda kısmen başarılı olduklarını söylemek mümkün. 80’ler havasını walkman, o döneme ait kıyafetler vs. ile gösterebilmiş olsalar da Cassandra’nın odasının duvarlarında kartpostalların yanında asılı olan plakların o döneme ait posterler bulunamadığı için boşlukları doldurmak adına konulduğu göze çarpıyor. Ancak o dönemde plakların duvara asılması pek de tercih edilen bir dekorasyon yöntemi değildi; zira plakların çizilmemesi dekorasyondan çok daha önemliydi. Keza bardaki tuvalet sahnesinde de o dönemde olmaması gereken klozet kapağı örtülerinin gözükmesi, arka planda görünen 2020’lere ait arabaların yer alması da filmin 80’ler havasını sekteye uğratmaya yetiyor.

Odanın bir kanlı, bir kansız, sonra tekrar kanlı ve kansız olarak yansıtıldığı; ölmüş olduğunu düşündüren, öylece durmakta olan kadının sonrasında debelenmeye başlaması gibi kurgu hataları; gereksiz ve anlamsız diyaloglar, filmi uzatmak adına çalınan şarkı bitene değin süren gündelik spor koşusu görüntüleri, ailenin yıllardır görmediği ve unuttuğu fotoğrafın mutfak çekmecesinin en üstünden çıkması gibi birçok mantık hatası ve sorun da göze çarpıyor.

Bu sorunların dışında kalan sahnelerde ise tam bir şiddet pornografisi hâkim oluyor ve bağırsaklar, eller, kollar havalarda uçuşuyor. 2016 yapımı Terrifier’ın kötü bir taklidi olmaktan öteye gidemeyen yapım, birçok sahnede ondan “esinlenmeyi” de es geçmiyor. Bu bağlamda mide bulandırıcı ölümlerin izleyicilerin önüne atıldığı ama bu sahnelerin de filmin içerisinde çok az bir yer kapladığını belirtmek gerekiyor.

Filmin uygulayıcı yapımcıları arasında bulunan Katie Page ile Patrick Eward; Satanic Hispanics (2022), The Jester (2023), Bag of Lies (2024), The Jester 2 (2025) gibi filmlerin yapımcılıklarını da üstlenmiş. Bahsi geçen bu filmlerin yanı sıra Eward’ın yapımcılığını üstlendiği The Mortuary Assistant (2026) da Otopsi adıyla 27 Mart 2026 tarihinde ülkemizde gösterime girecek. Dolayısıyla afişinde yazdığı gibi Terrifier serisiyle yapım ayağı bağlamında herhangi bir alakası da bulunmuyor ve bu ibare basit bir pazarlama taktiğinden öteye geçemiyor. Cadılar Bayramı konsepti ve seri cinayetler izlemek isteyenler benzer şekilde kısa metrajdan uzun metraja çevrilmiş The Jester’ı ya da Terrifier’ı tercih edebilirler. Zira ne öldürme motivasyonu ne de oyunculukların yeterli olmadığı bu filmden şiddet pornografisi sevmeyenlerin sıkılması çok yüksek ihtimal.

Sonuç olarak Die’ced: Reloaded; Terrifier’ın kötü bir taklidi olmaktan öteye gidemeyen, senaryosu yetersiz, kurgusu hatalarla dolu, yalnızca şiddet pornografisi üzerinden yürümeye çalışan başarısız bir yapım olmaktan kurtulamıyor.

Daha Fazlasını Göster