Carla, azim ve disiplinle başarılı bir kariyer inşa etmiştir. Büyük bir şirketin yeni İnsan Kaynakları Müdürü olarak, bir yandan sağlıklı bir çalışma ortamı sağlaması, diğer yandan da şirket yönetiminin yüksek performans beklentilerini hayata geçirmesi gerekmektedir. Dışarıdan bakıldığında kendinden emin ve kararlı bir izlenim verse de, mesleki başarısı özel ilişkilerinden ciddi fedakarlıklar talep etmiştir. Carla, korku ve baskıya dayalı bir yönetim tarzının izlerine rastladığında, giderek derinleşen bir vicdani çatışmanın içine sürüklenir. Çalışanlara karşı duyduğu sorumluluk ile üstlerinin beklentileri arasında sıkışan Carla, geniş kapsamlı sonuçlar doğuracak kararlar almak zorundadır.