En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Samet Yarar
Takipçi
70 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
3 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Mert Uzunmehmet’in yönetmenliğini üstlendiği Kıble: Bitlisli Belkıs filmi bugün vizyona girdi. Film, üç genç kız kardeşin yaşadığı kötü bir olayın ardından başlarından geçenleri konu alıyor. Öncelikle senaryoya değinmek istiyorum. Senaryo, geniş kapsamlı bir hikâyenin dar bir pencereden işlenmiş hâli gibiydi. Serinin adı “Kıble” ve ilk film “Bitlisli Belkıs”… Buraya kadar her şey tamam. Ancak genel olarak baktığımızda, izlediğimiz şey daha çok kız kardeşlerin başına gelen olaylar ve bu olaylara Belkıs Ana’nın müdahalesi oldu. Belkıs karakteri geçmişte yaşamış, tarihsel olarak da incelenebilecek bir figür. Ancak bu noktaya pek girilmemiş. Muhtemelen karakter hakkında yeterli resmi bilgiye ulaşılamadığı için bu detaylar bilinçli olarak es geçilmiş. Fakat filmin adı Bitlisli Belkıs olunca, izleyici doğal olarak “Belkıs kim?” sorusuna daha net cevaplar bekleyerek filme giriyor. Buna rağmen, Belkıs’tan çok üç kız kardeşin hikâyesini izledik. Bu tür bir hikâyede, olayların en baştan itibaren kurulup zincirleme şekilde ilerlemesini görmek isterdim. Her şeyin finalde çözülmesi elbette etkili bir teknik; ancak bu iş sadece güçlü bir finalle bitmiyor. Filmin başı, ortası ve sonu arasında kurulan bağın da ince ince işlenmesi gerekiyor. Finale gelmeden önce, hayal sahneleriyle izleyicinin merakı diri tutulabilirdi. Özellikle finalde “kötü” olduğunu anladığımız karakter, film boyunca birkaç kez ipucu şeklinde gösterilseydi, izleyici de sürece daha aktif şekilde dahil olabilirdi. Bu anlamda finalin yeterince tatmin edici olduğunu düşünmüyorum. Kısacası, senaryo derinliği benim için yeterli değildi. Gelelim oyunculuklara… Kadın karakterlerin ağırlıkta olduğu bir kadro vardı. Açık konuşmak gerekirse bazı oyuncuların performansını yeterli bulmadım. İsim vermek doğru olmaz ama yer yer zayıf kalan performanslar vardı. Bunun dışında kalan oyunculuklar genel olarak iyiydi. Özellikle Belkıs karakterini canlandıran oyuncu oldukça başarılıydı. Bu noktada cast seçimi ve oyuncu yönlendirmesi konusunda daha titiz olunması gerektiğini düşünüyorum. Film genel olarak hoşuma gitti. Ancak mekân kullanımı konusunda eksiklikler vardı. Özellikle korku filmlerinde mekân unsuru izleyici üzerindeki etkiyi doğrudan belirler. Evin dekoru baştan sona oldukça başarılıydı; kızların odasından giriş katına kadar sanat ekibi gerçekten iyi bir iş çıkarmış. Atmosferi güçlü şekilde hissettik. Ancak film neredeyse tek mekâna sıkışmış gibiydi. Dış çekimlerin eksikliği hissediliyor. Belkıs karakterinin yaşadığı yerin dışı ya da kızların kaldığı yurdun dış görünüşü gibi detaylar hiç verilmemiş. Gece çekimleri oldukça yoğundu; araya birkaç gündüz sahnesi eklense hem görsel çeşitlilik artar hem de hikâye daha geniş bir alana yayılabilirdi. Teknik tarafa baktığımızda ise işin rengi değişiyor. Işık, ses ve görüntü tamamen bir tarz meselesi ve bu film o tarzı net şekilde yakalamış. Çekim açıları, kamera hareketleri, ambiyans ve müzik kullanımı gerçekten başarılıydı. Filmi isimsiz bir şekilde izleseniz bile bunun Mert Uzunmehmet ya da Alper Mestçi çizgisinde bir iş olduğunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Sinematografik açıdan oldukça güçlü bir film olmuş. Türk korku sinemasında Hollywood kalitesinde filmler daha çok görmek dileğiyle…
Film, görsel sahneler olarak orta seviyede! Klasik büyü teması işleniyor yine bu filmde de! Tek hoşuma giden kısım,filmin sonlarına doğru Belkıs ablanın cinlere verdiği ayar! Gidilebilir yine de!
Film vasatın altıydı. Herkes film çekmesin yıl 2026 olmuş Hasan Karacadağ’ın çektiği 20 sene önceki filmlerin yanına bile yaklaşamamış. Bu teknolojiyle böyle berbat ve amatörce çekmeyi nasıl başarıyorsunuz? O kadar amatörceydi ki alt yazı hatası bile vardı filmde. Artk yazmışlar artık yerine. Hikaye desen orijinalle alakası yok. Herkes film çekmesin.
Korku filmine dair bütün fantazileri dememişler. Yüksek sesli korkutma fulyası son bulması için 2035 i bekleyeceğiz belli ki. Bir film bu kadar zorlaştırı korku filmi var diyebilmek için daha ne kadar bekleyeceğiz bilmiyorum. Şaka gibi film şaka. Tam bir fiyasko !
Berbat ötesi bir film. Ses kalitesi yerlerde sürünüyor efektler, konusu, geçişler saçma sapan. 4 kişiyle film çevrilmiş sinema çıkışı bütün salon izleyicisi küfretti o derece yani
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.