Sultana
Ortalama puan
2,7
3 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.487 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
22 Eylül 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Erdi Işık'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Ali Kemal Güven'in oturmak da olduğu "Sultana"; müzikal bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Moskova Uluslararası Film Festivali ile İstanbul Film Festivali'nde de...

Şansını deneyen, ama izlediğinizde...

Zaten sizlerin de hemen hak vereceği bir biçimde, umduğunu bulamayan bu filme...

Biraz daha yakından bakalım...

***

İstanbul, Taksim'deki...

Bekir'in (Çağlar Çorumlu) Sultana isimli dans kulübünde...

"Türk Lokumu" lakaplı 40 yaşlarındaki Meral (Tuba Büyüküstün), baş dansçı olarak sahne almaktadır...

***

Ki...

Derken günlerden bir gün bu mekana...

Üvey babası bir Türk olan, yani Türkçe'de konuşabilen Belarus asıllı Anna (Derya Pınar Ak) adlı, 18 yaşındaki bir balerin düşer...

Yahut da...

Aslında kandırılarak düşürülür...

***

Böylelikle de...

Kendisine senet imzalatılıp pasaportuna da el konulan bu genç kız...

Bekir'in adamlarından Arif (Taro Emir Tekin) tarafından fiziki anlamda zor kullanılarak...

Sultana'da dans etmeye mecbur bırakılmaya çalışılmaktadır...

***

İşte...

Tam da bu durum da...

Arif ile Anna arasında yaşanan mücadeleye...

Bizzat gözleriyle tanıklık eden Meral...

Duruma müdahil olarak Anna'yı kendi himayesi altına alır...

***

Ve patronları Bekir'e de...

Bir süreliğine, rahat bırakılarak dokunulmaması koşuluyla, Anna'yı sahneye ve kendisini odalarda bekleyen müşterilere hazırlama sözünü verir...

***

Halbuki...

Bekir'in niyeti ise...

Yaşlandığına ve o yüzden de hasılat düşüşüne neden olduğunu düşündüğü Meral'i...

Bir an önce emekliye ayırıp...

Yerini, Anna gibi genç kızlarla doldurarak...

Taksim'deki bu dünyanın, aynen eski günlerde olduğu şekilde...

Yeniden bir numarasına yükselmektir...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 20...

***

Bekir'in...

Baş da Anna olmak üzere...

Kulübündeki tüm kızları Meral'e karşı kışkırtarak, bir rekabet ortamı yaratma çabasına girişeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; Bekir'in hiç de beklemediği nitelikteki, ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 100 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Zey G
Zey G

1 değerlendirme Takip Et!

0,5
22 Eylül 2026 tarihinde eklendi
bu filmi izleyene kadar kötü çocuk'un izlediğim en kötü film olduğunu sanırdım. kötü çocuk yanında ilaç gibi kaldı.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler