Film, Çoban Ahmet’in kapısında beliren gizemli bir atla başlayan olaylar zinciri üzerinden töre, inanç ve aşk kavramlarını ele alır. Ahmet, bu olağanüstü durumu akıl hocası Sofi Dede’ye anlatır. Sofi Dede, atın Tanrı’dan Ahmet’e gönderilmiş bir armağan olduğunu söyler. Ancak bir süre sonra atın, bölgenin güçlü beylerinden Mahmut Han’a ait olduğu ortaya çıkar. Ancak töre gereği geri verilemez. Ağrı halkı da töreye ve Ahmet’e sahip çıkarak onun yanında durur. Bu durum Mahmut Han’la Ahmet arasında büyük bir çatışmaya yol açar. Tüm bu gerilimin ortasında, Çoban Ahmet ile Mahmut Han’ın kızı Gülbahar arasında imkânsız bir aşk filizlenir. Film, sınıfsal farklar, toplumsal kurallar ve töre baskısı altında sınanan bu aşkı, destansı ve masalsı bir anlatımla izleyiciye sunar.