Toprak ağalığının hüküm sürdüğü bir düzende, yoksullukla kuşatılmış bir ailenin hayatta kalma mücadelesi anlatılır. Ali, Zeliş’le evlenebilmek için düğün masraflarını karşılamak üzere Kazım Ağa’ya borçlanır. Ancak bu borç, kısa sürede adaletsiz bir sömürüye dönüşür; ağa, ailenin emeğine ve mahsulüne el koyarak onları her geçen gün daha da çaresiz bırakır. Ali, yaşananlardan kendini sorumlu tutar ve eşiyle birlikte daha çok çalışarak borçtan kurtulmaya çabalar. Zeliş’in altınlarıyla alınan bir çift öküz, aileye kısa süreli bir umut olur. Ne var ki Ali’nin geçirdiği kaza, bu umudu da yok eder. Sakat kalan Ali, çaresizlik ve suçluluk duygusuyla evi terk eder. Ardından Ali’nin annesinin ölümüyle Zeliş, çocuklarıyla birlikte tamamen yalnız kalır. Açlık ve yoksulluk karşısında son çaresi, bileziklerini Kazım Ağa’ya satmak olur. yıllar sonra oğlu Murat’ın annesinin emeğini geri alma mücadelesiyle yankılanır. Film, yoksulluk, adaletsizlik ve direniş üzerine kuşaklar arası bir hesaplaşmayı anlatır.