Padişah, kızını evlendirmek için sarayda büyük bir düello yarışması düzenler. Bu haberi duyan Keloğlan da yarışmaya katılmaya karar verir. Yolculuğu sırasında Bıcırık ve Ali Cengiz Usta ile tanışır. Ali Cengiz Usta’dan ok ve kılıç kullanmayı öğrenen Keloğlan, bu süreçte ustanın kızı Cankız’a âşık olur. Sarayda düzenlenen düellolara katılan Keloğlan, zekâsı ve kurnazlığı sayesinde rakiplerini birer birer yenmeyi başarır. Ancak kızını vermek istemeyen padişah ve yaverleri, her zaferden sonra yeni ve daha zor düellolar ortaya çıkarır. Keloğlan ise karşısına çıkan tüm engelleri yine aklı ve mizahıyla aşar. Sonunda padişah, kızını vermemek için Keloğlan’ı bir kese altınla göndermeye çalışır. Buna kızan Keloğlan, son bir oyun kurarak padişahı zekâsıyla alt eder. Fakat Cankız’ın da kendisini sevdiğini öğrenince padişahın kızını değil, kalbinin sesini dinler. Hikâye, Keloğlan ile Cankız’ın kavuşmasıyla mutlu bir şekilde sona erer.