Bedelli askerlik nedeniyle askere gitmek zorunda kalan Kaan, manken sevgilisi Tuğba’yı en yakın arkadaşı Cihan’a emanet eder. Ancak Cihan, amcasının mirasından yararlanabilmek için evleneceği kadın yalanını sürdürmek zorundadır ve bu plan doğrultusunda Tuğba’yı nişanlısı gibi tanıtmaya karar verir. Tam her şey yolunda gidiyor gibi görünürken, bir Arap prensinin Tuğba’ya talip olmasıyla planlar altüst olur. Kaan’ın askerde olması, Cihan’ın yalanları sürdürmeye çalışması ve Tuğba’nın bu karmaşanın ortasında kalmasıyla olaylar giderek içinden çıkılmaz bir hâl alır. Yanlış anlaşılmalar, sürpriz gelişmeler ve art arda gelen komik durumlar, hikâyeyi eğlenceli ve kaotik bir noktaya taşır.