Film, farklı sosyal sınıflardan gelen ancak ortak paydaları “umutsuzluk” olan ve intihara karar veren karakterlerin ve onları kurtarmaya çalışan doktorun hikayesini anlatır. Selim, vicdan azabıyla; fabrikatör Nihat, hastalık ve iflasla; eski bir aktör Ahmet ise unutulmuşlukla boğuşmaktadır. Hayatlarına son vermek üzereyken kurtarılan bu üç kişi, aynı hastaneye getirilir. Burada idealist doktor, hastaların sadece bedenlerini değil, ruhlarını da iyileştirmeye kararlıdır. Film boyunca doktor, her bir hastanın geçmişine inerek onları intihara sürükleyen travmalarla yüzleştirir. Karakterler hem kendi iç hesaplaşmalarını yaşarken, hem de hastane ortamında birbirlerinin acılarına tanıklık ederek yalnız olmadıklarını fark ederler. film, ağır bir dram atmosferinde toplumsal çöküşü ve bireysel yalnızlığı eleştirirken, aksiyon sahneleriyle de desteklenir. Ölümün kıyısından dönen bu insanlar, doktorun rehberliğinde hayata tutunmak için son bir şans ararlar. Film, “her şeye rağmen yaşamanın değeri” mesajını güçlü bir şekilde vurgular.