Film, bekâr ve saf bir işçi olan Hüsnü’nün, iş yerinde hızla yükselme hırsıyla evini çapkınlık peşindeki fabrika müdürleri ve patronuna açmasını konu alır. Bu “hizmet” sayesinde terfi eden Hüsnü, önce usta, sonra şef olmayı hedeflerken, aynı fabrikada çalışan güzeller güzeli Filiz’e (Hale Soygazi) olan aşkı işleri karmaşık hale getirir. Filiz’in patron ve üst düzey yöneticilerle olan ilişkileri, Hüsnü’yü hem duygusal hem de ahlaki açıdan zor durumda bırakır. Başlarda yalnızca kariyer için evini kullandıran Hüsnü, zamanla sevdiği kadının bu düzenin içinde zarar gördüğünü fark eder ve derin bir vicdan azabı yaşar. Filmin sonunda Hüsnü, hırs ve fırsatçılığı bir kenara bırakarak patronuna karşı çıkar ve dürüstlüğü seçer; böylece hem kendi onurunu korur hem de Filiz ile mutluluğa kavuşur. Film, iş dünyasındaki çıkar ilişkileri, aşk ve vicdan çatışmalarını mizahi ve dramatik bir dille işler.