Doğa Tarihi Müzesi'nin emekli müdürü Melih, sivil hayata beceriksizce uyum sağlamaya çalışır. Doğaüstü bir karşılaşmanın ardından, masum orta yaş bunalımı büyük bir varoluşsal krize dönüşür. Ailesinden teselli arar, ancak onlar da kendi krizleriyle meşguldür. Hayal kırıklığına uğradığı bir hayatta sıkışıp kalmış hırslı bir hemşire olan karısı Suzan, kimseye anlatamayacağı bir dolandırıcılığın kurbanı olmuştur. Bu arada, video oyun bağımlısı genç işsiz yazar adayı Toprak, Türkiye'deki giderek kararan gelecekten kaçmak için ABD'ye umutsuz bir kaçış planı yapar. Melih hayatının anlamını ararken, Suzan gizlice bir çıkış yolu bulmaya çalışırken ve Toprak hiçbir yere varamazken; çok geçmeden hepsi geçmişin hayaletleri tarafından rahatsız edilir.