Zengin bir at sahibi olan Orhan, oğlunun pavyon şarkıcısı Semra’ya aşık olduğunu öğrenince oğlunun geleceğini tehlikede gördüğünden onu bu ilişkiden uzaklaştırmak ister. Semra’yı kendine yaklaşarak araya girmeye çalışırken, işler planladığı gibi gitmez ve Orhan da zamanla Semra’ya karşı gerçek duygular beslemeye başlar. Böylece baba-oğul ve kadın arasında duygusal olarak karmaşık bir üçgen oluşur. Filmin arka planında, Orhan ile rakibi Tufan arasındaki at yarışı rekabeti önemli bir yer tutar. Orhan’ın atı Hakan sürekli birinciliği alırken, Tufan’ın atı Yıldırım hep geride kalmaktadır. Tufan, bu rekabeti kazanmak ve Murat ile yeğeni Jale arasındaki nişanı bozmak için Semra’yı koz olarak kullanmaya çalışır. Semra, başlangıçta para veya çıkar için bu ilişkinin içinde görünse de, zamanla gerçek duygular beslemeye başlar ve gerektiğinde Orhan için fedakârlık yapacak noktaya gelir. Film, babalık sevgisi, aşk ve sadakatin çatışmasını, Yeşilçam’ın klasik dramatik yapısına uygun şekilde dramatik ve duygusal bir anlatımla işler.