Tarık, eroin bağımlılığı nedeniyle hayatının kontrolünü kaybederek suç dünyasına sürüklenir ve bu süreçte hem kendine hem de ailesine geri dönülmez zararlar verir. Uyuşturucu temin edebilmek için verdiği mücadele, onu ailesinin gözünde bir “yüz karası” haline getirirken, eniştesinin bir polis memuru olması hikâyeyi daha da trajik bir çatışmaya dönüştürür. Görev bilinci ile aile bağları arasında sıkışan polis enişte ile suça bulaşan Tarık arasındaki kovalamaca filmin merkezini oluşturur. Tarık’ın dahil olduğu çete ile yaşadığı gerilimler ve giderek derinleşen yalnızlığı, onu hem polisin hem de suç dünyasının hedefi haline getirir. Tüm bu çatışmaların ortasında kalan kız kardeş ise ağabeyi ile eşi arasında parçalanarak büyük bir duygusal yıkım yaşar; hikâye, bağımlılığın bir insanı ve çevresini nasıl felakete sürüklediğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer.