Selma, yağmurlu bir gecede geçirdiği trafik kazasının ardından hafıza kaybı ve psikolojik travmayla mücadele etmeye başlar. Onu yolda bulan ve hastaneye götüren Orhan ile arasında zamanla duygusal bir bağ oluşur. Orhan, Selma’ya yeni bir hayat kurmaya çalışırken, Selma’nın zihninde kazaya dair parçalı görüntüler canlanmaya başlar. Bu süreçte Selma, kazada onu aslında Ekrem adlı bir çalgıcının kurtardığını hatırlar. Orhan’ın güven veren dünyası ile Ekrem’in daha kırılgan ve gerçek hatıralara dayanan varlığı arasında gidip gelir. Varlıklı ve düzenli hayatına rağmen Selma, her yağmurda zihninde iki farklı gerçeğin içine sürüklenir; biri Orhan’la kurduğu yeni hayat, diğeri Ekrem’le bağlantılı geçmişin izleri. Selma için yağmur artık sadece bir doğa olayı değil, geçmişiyle bugünü birbirine bağlayan bir kırılma noktası haline gelir. Gerçek, hafıza ve duygular arasındaki çizgi giderek silinirken Selma, hangi hayatın kendisine ait olduğunu sorgulamaya başlar.