Şermin, yakalandığı amansız hastalık nedeniyle kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. Bu gerçeği eşi Vedat’a ve kızına söylemek yerine, onların kendisi olmadan bir hayata hazırlanabilmesi için gizli bir plan yapar. Ailesinin dağılmaması ve acının daha az hissedilmesi için Vedat’a karşı bilinçli şekilde soğuk, mesafeli ve zaman zaman huysuz bir tavır sergilemeye başlar. Amacı, Vedat’ın kendisinden uzaklaşarak başka bir kadına yönelmesini sağlamak ve böylece kendi yokluğunda daha kolay bir hayat kurmasını mümkün kılmaktır. Bu süreçte genç ve sağlıklı bir kadınla Vedat’ın yollarını kesiştirmek için dolaylı adımlar atar ve kendi geri çekilişini hazırlamaya çalışır. Ancak Şermin’in iç dünyasında büyük bir çatışma yaşanır; sevdiği insanları koruma isteği ile kendi acısı arasında sıkışır. Olaylar ilerledikçe Vedat, Şermin’in davranışlarındaki değişimin ardındaki nedeni sorgulamaya başlar ve gerçek yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Film, büyük bir fedakârlık ve duygusal yüzleşme etrafında şekillenirken, dönemin sinema anlayışına uygun olarak tamamen trajik bir son yerine daha umutlu ve iyimser bir kapanışla izleyiciye bırakılır.