Hayri Bey, çevresi ve ailesi tarafından ciddiye alınmayan, sessiz ve kendi içine dönük bir yaşlı adamdır. Hayatının bu durağan ve yalnız döneminde, beklenmedik bir şekilde genç bir kadına karşı derin bir aşk beslemeye başlar. Ancak aralarındaki yaş farkı, toplumsal yargılar ve hayatın gerçekleri bu duygunun karşılık bulmasını neredeyse imkânsız kılar. Hayri Bey, bu yoğun hislerini içinde yaşamayı seçerken; umut, hüzün ve kabulleniş arasında gidip gelen bir içsel çatışmanın içine sürüklenir. Film, Yeşilçam’ın hüzünlü komedi ve melodram geleneğine uygun olarak, bir yandan Hayri Bey’in düştüğü trajikomik durumları, diğer yandan ise geç kalmış bir aşkın kalpte bıraktığı derin izleri anlatır. Hikâye, yaşlılıkla gelen yalnızlık ve imkânsız bir aşkın yükü altında ezilen Hayri Bey’in, bu son duyguyla yüzleşmesiyle hüzünlü bir sona ulaşır.