Film,27 Mayıs İhtilali sonrasında yolları kardan kapanan küçük bir kasabaya, akıl hastanesinden kaçan bir adam gelir. Kasabalılar onu Ankara’dan atanan yeni kaymakam sanınca, o da bu kimliği benimseyerek kasabanın yönetimini devralır. Başlangıçta bir yanlış anlaşılma gibi görünen bu durum, kısa sürede kasabanın kaderini değiştiren sıra dışı bir yönetim sürecine dönüşür. Sahte kaymakam, kasabada yıllardır süregelen adaletsiz düzeni fark eder ve mevcut yöneticilerin görmezden geldiği sorunlara doğrudan müdahale eder. Zengin eşrafın kurduğu sömürü düzenini yıkar, karaborsacılara sert yaptırımlar uygular ve stoklanan temel ihtiyaçları halka dağıtır. Bu süreçte halkın güvenini kazanır ve yalnızca emir veren değil, halkla birlikte hareket eden bir yönetim anlayışı oluşturur. Yoksullar için aşevi kurar, kasabanın yollarının onarılması için herkesi sürece dahil eder ve dayanışma duygusunu güçlendirir. Yanındaki firari “Deli Çavuş”u ise jandarma komutanı yaparak hem kendine sadık bir koruma hem de düzeni uygulayan bir güç haline getirir. Deli Çavuş’un sert ama saf tavırları, kasabada hem komik hem de sert olaylara yol açar. Sahte kaymakamın amacı, gerçek yöneticiler kasabaya ulaşmadan önce düzeni tamamen değiştirmek ve adil bir yapı kurmaktır. Ancak karlar erimeye başladıkça gerçek kaymakamın gelişi yaklaşır ve kurulan bu yeni düzenin sonu görünür hale gelir. Gerçek otorite kasabaya ulaştığında sahte kaymakam ve Deli Çavuş yakalanır. Buna rağmen kasaba halkı, onun kurduğu adalet düzenini ve dürüst yönetim anlayışını unutmaz. Film, “Bozuk bir düzeni bazen ancak bir deli düzeltebilir” sözüyle güçlü bir toplumsal mesaj bırakır.