Gündüzleri son derece ciddi, muhafazakâr ve kadınlara karşı mesafeli bir daktilo kursu sahibi olan Sıtkı Bey, geceleri ise uyurgezer bir halde bambaşka bir kişiliğe bürünür ve neşeli, atak, çapkın bir adam olarak yaşamaya başlar. En büyük sorun ise Sıtkı Bey’in gece yaşadığı hiçbir olayı sabah hatırlamamasıdır; bu durum onun hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını içinden çıkılmaz bir karmaşaya sürükler. Gündüz kursunda disiplinli ve mesafeli bir öğretmen olan Sıtkı, geceleri farkında olmadan farklı insanlarla tanışır, yanlış anlaşılmalara ve komik olaylara sebep olur. Bu çift yaşam, kursundaki öğrencilerle ilişkilerini zedelerken aynı zamanda gece kimliğiyle edindiği çevrede de düşmanlar kazanmasına yol açar. Zamanla bu iki zıt karakterin yarattığı çelişkiler büyür ve Sıtkı Bey’in hem işi hem de itibarı ciddi şekilde tehlikeye girer. Geceleri yaptığı davranışlar gündüz hayatını doğrudan etkilemeye başlarken, çevresindeki insanlar bu tuhaf durumu fark etmeye başlar.