Filmde, Çiftlik sahibi Rıza Bey, kimsesiz bir çocuk olan Cevat’ı yanına alarak evlat edinir ve onu kendi ailesinin bir parçası gibi büyütür. Cevat, Rıza Bey’in kızı Handan ile birlikte aynı evde, aynı çiftlikte büyür ve zamanla çocukluk arkadaşlığının ötesine geçen güçlü bir duygusal bağ geliştirir. İkili arasında sessizce büyüyen bu yakınlık, ileride yaşanacak büyük çatışmanın da temelini oluşturur. Rıza Bey’in bir kaza sonucu hayatını kaybetmesiyle birlikte çiftliğin dengesi tamamen değişir. Yönetim, ailenin diğer oğlu Orhan’a geçer. Orhan, Cevat’ı hiçbir zaman kabullenmemiştir ve babasının ölümünü bir fırsat bilerek onu aileden biri olarak görmek yerine çiftlikte ağır işlerde çalışan bir işçi konumuna indirir. Cevat artık hem duygusal hem de sosyal olarak büyük bir dışlanma sürecine girer. Bu süreçte Handan, ağabeyi Orhan tarafından yüksek öğrenim görmesi için Paris’e gönderilir. Dört yıl süren bu ayrılık, Cevat ve Handan’ın birbirlerine olan duygularını daha da derinleştirmesine neden olur. Uzaklık, onların aşkını zayıflatmak yerine güçlendirir ve ikisi de birbirlerine olan bağlarının aslında çocukluk sevgisinin çok ötesinde olduğunu fark eder. Handan eğitimini tamamlayıp çiftliğe döndüğünde, Cevat ile arasındaki duygular yeniden alevlenir. Ancak bu kez karşılarında sadece Orhan değil, aynı zamanda kumar borçlarına batmış acımasız bir düzen ve kahya da vardır. Orhan, hem maddi çıkarlarını hem de otoritesini korumak için bu ilişkiyi engellemek adına her yolu dener ve Cevat’a baskıyı artırır.