Filmde, Binbaşı Kemal, Harbiye Nazırı Halil Paşa’nın yaveridir ve Paşa’nın kızı Şükran ile şakalaşma sonucu başlayan tesadüfi bir karşılaşma kısa sürede derin bir aşka dönüşür. İkili, köşkün bahçesinde “Yeşil Köşk’ün lambası yandığı sürece birbirlerini sevecekleri” sözünü vererek aşklarını sembolleştirir. Ancak Dahiliye Nazırı Osman Paşa’nın Şükran’ı kendi oğluyla evlendirmek istemesi, bu imkânsız aşkı ayırır. Umutsuzluğa kapılan Kemal, Yemen Savaşı’na gönüllü gider ve yıllarca esaret ve zorlu şartlar içinde yaşam mücadelesi verir. Savaştan döndüğünde köşkün lambasının sönmüş olduğunu görür ve Şükran’ın öldüğünü ya da onu unuttuğunu sanarak büyük bir yıkım yaşar. Bu acıyla intihara teşebbüs eden Kemal, sanatoryuma kaldırılır. Tesadüf eseri burada, aşkının acısından verem olan Şükran ile yeniden karşılaşır ve yıllar sonra iki âşık trajik bir ortamda kavuşur.