Filmde, başarılı bir iş adamı olan Faruk, fotomodel Banu ile evlenmek ister. Ancak Faruk’un zengin ailesi, Banu’nun mütevazı geçmişini gerekçe göstererek bu ilişkiye şiddetle karşı çıkar ve ikili üzerinde ciddi bir baskı kurar. Tüm engellere rağmen Faruk, Banu’dan vazgeçmez. Bir iş seyahati için Şam’a gitmek zorunda kalan Faruk’un yokluğu sırasında, Banu onun öldüğüne dair asılsız bir haber alır. Bu yanlış bilgi, genç kadının hayatında büyük bir yıkıma yol açar ve onu derin bir yalnızlığa sürükler. Sevdiği adamı kaybettiğine inanan Banu, hayatın zorlukları karşısında tek başına ayakta kalamaz ve zamanla pavyon dünyasına sürüklenerek tamamen farklı bir yaşama mahkûm olur. Faruk’un geri dönmesiyle gerçekler ortaya çıkar; ancak artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Banu, geride bıraktığı saf hayatından çok uzaklaşmış, bambaşka bir yola savrulmuştur. Film, yanlış anlaşılmaların, toplumsal baskının ve kaybın insan hayatını nasıl geri dönüşsüz şekilde değiştirdiğini dramatik bir şekilde ele alır.