Filmde, Çukurova’nın köklü ve zengin ailelerinden birine mensup olan Ferdi, babasının şirketlerinde çalışması beklenirken kendi yolunu seçerek besteci olma hayali kurar. Babası, bu isteğine tamamen karşı çıkmak yerine ona bir fırsat tanır ve belirli bir süre için İstanbul’a gitmesine izin verir. İstanbul’da Ferdi’nin hayatı, konservatuvar öğrencisi Arzu ile tanışmasıyla değişir. Arzu’nun sesinden ve yeteneğinden etkilenen Ferdi, onun büyük bir sanatçı olması için tüm maddi imkânlarını kullanır. Zamanla Arzu’ya derin bir aşk besler ve tüm hayatını onun başarısına adar. Ancak Arzu’nun amacı farklıdır. Geçmişte yaşadığı travmalar ve acılar nedeniyle hırslı, soğuk ve intikam duygusuyla hareket eden birine dönüşmüştür. Ferdi’nin duygularını ve maddi desteğini kendi şöhret basamaklarını çıkmak için bir araç olarak kullanır. Ferdi, Arzu’yu yıldız yapmak için emek verirken Arzu onunla adeta duygusal bir oyun oynar. Kendi hedeflerine ulaşmak için Ferdi’nin sevgisini ve güvenini sömürür. Bu süreçte Ferdi’nin babasından aldığı paraları Arzu’ya harcaması, sadece aşk ilişkisini değil, aile bağlarını da ciddi şekilde sarsar. Film, tutku, aldatma ve hırs temaları üzerinden ilerlerken Ferdi’nin masum aşkının nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü ve bir sanat yolculuğunun aynı zamanda duygusal bir yıkıma nasıl evrildiğini dramatik bir şekilde anlatır.