Filmde, bir ailenin, dedelerinden kalan mirası devralacak kişinin yaşlı bir kadın olduğunu düşünmesiyle hikâye başlar. Bu nedenle kadını karşılamak için havalimanına evin 16 yaşındaki en küçük oğlu Mete gönderilir. Ancak Mete, karşısında beklediğinden çok farklı olarak genç ve oldukça güzel Suzan’ı bulur. Suzan eve geldiğinde, evdeki baba ve büyük oğul Bülent de dahil olmak üzere tüm erkeklerin ilgisini çeker. Bu durum kısa sürede ev içinde gizli bir rekabetin başlamasına neden olur. Herkes Suzan’ın dikkatini çekmeye çalışırken, evde komik yanlış anlamalar ve çatışmalar ortaya çıkar. Mete ise bu süreçte Suzan’a karşı ilk duygusal yakınlığını hisseder. Suzan da onun ergenlikten yetişkinliğe geçiş sürecinde önemli bir rol oynar ve hayatı daha farklı görmesine yardımcı olur. Film, bir yandan aile içi rekabet ve kıskançlık üzerinden komedi unsurları sunarken, diğer yandan Mete’nin büyüme hikâyesini ve duygusal olgunlaşmasını işler.