Filmde, Leyla ve Selma, Avrupa’da büyümüş, oldukça şımarık ve modern yaşam tarzına alışmış iki zengin ailenin torunudur. Türkiye’ye döndüklerinde hem ailelerinin serveti hem de sosyal çevreleri nedeniyle kendilerini ayrıcalıklı bir dünyada görürler ve halktan gelen yaşam biçimine başlangıçta mesafeli yaklaşırlar. Bu süreçte hayatlarına, tamamen farklı bir dünyadan gelen iki öğretmen girer ve bu karşılaşma, sosyete ile halk arasındaki kültürel ve sınıfsal farkları ortaya çıkarır. Başta sürekli çatışan bu iki taraf, zamanla birbirlerini tanımaya başlar. Öğretmenlerin dürüstlüğü ve sade yaşamı, Leyla ve Selma’nın bakış açısını yavaş yavaş değiştirir. Aynı şekilde kızların enerjisi ve özgüveni de öğretmenlerin hayatında yeni kapılar açar. Bu karşılıklı etkileşim, ilişkileri bir romantik gerilime ve ardından duygusal bir yakınlığa dönüştürür. Hikâye ilerledikçe zıt karakterler arasındaki sürtüşmeler azalır ve yerini anlayış ile aşka bırakır. Öztürk Serengil’in canlandırdığı Tayfur karakteri ise olayların içine girerek mizahi bir denge sağlar ve filmin tonunu hafifletir. Sonuçta film, farklı dünyalardan gelen insanların birbirini değiştirerek ortak bir noktada buluşmasını anlatan romantik-komedi bir hikâyeye dönüşür.