Filmde, Milli Mücadele döneminde bir binbaşı, gizli bir muhbiri ortaya çıkarmak için verilen emir doğrultusunda İstanbul Hükümeti ve Padişah yanlısı gibi davranmak zorunda kalır. Bu strateji onu dışarıdan bakıldığında bir “hain” konumuna düşürür ve en yakın çevresi dahil herkes tarafından yanlış anlaşılmasına yol açar. Hatta ailesi bile ondan uzaklaşır ve toplum içinde yalnız kalır. Bu süreçte kardeşi, Kuvayı Milliye’ ye gönülden bağlı bir yüzbaşı olarak tamamen zıt bir cephede yer alır ve ağabeyinin gerçekten ihanet ettiğine inanarak onunla karşı karşıya gelir. Bu durum, sadece iki kardeş arasında değil, tüm aile içinde derin bir kırılmaya ve duygusal bir trajediye neden olur. Öte yandan paşa kızı olan genç kadın, binbaşıya âşıktır; ancak çevresinin baskısı ve kendisine aktarılan yanlış bilgiler nedeniyle onun bir hain olduğuna inandırılır. Hatta onu öldürmesi için yönlendirilir ve bu durum, kadının vicdanıyla duyguları arasında büyük bir çatışma yaşamasına neden olur. Tüm bu karmaşanın içinde yalnızca küçük bir grup, binbaşının aslında gizli bir görev yürüttüğünü bilmektedir. Bu bilgi, olayların seyrini değiştirecek en önemli anahtar haline gelir. Film, sonunda tüm yanlış anlamaların çözülmesi, gerçek hainlerin ortaya çıkarılması ve binbaşının vatanı uğruna yaptığı büyük fedakârlıkların anlaşılmasıyla sonuçlanır.