Filmde, Aliye, sevgilisi tarafından kandırılarak yerleştirildiği randevuevinde kendisini zorla alıkoyan adamı bıçaklayarak kaçar ve bu olayın ardından hem polisten hem de geçmişindeki tehlikeli insanlardan saklanmak zorunda kalır. Hayatta kalabilmek ve kimliğini gizleyebilmek için saçlarını keser, erkek kıyafetleri giyer ve “Kuşkonmaz Ali” adını kullanarak yeni bir hayat kurar. Kaçışı sırasında İstanbul kıyılarında aylaklık eden üç arkadaşla tanışır ve erkek kılığında olduğu için onların arasına kabul edilir, böylece onlarla birlikte yaşamaya başlar. Zamanla bu grup içinde güven kazanır ve hayatına yeni bir düzen kurmaya çalışır, ancak bir süre sonra Aliye’nin aslında kadın olduğu ortaya çıkar. Bu gerçek, grup içinde şaşkınlık yaratsa da Aliye ile içlerinden biri arasında duygusal bir bağ oluşur ve derin bir aşk başlar. Ancak Aliye’nin geçmişinden gelen tehlikeli kişiler yeniden ortaya çıkarak onu tehdit etmeye başlar ve hayatı yeniden çıkmaza girer. Baskılar ve vicdan azabı arttıkça Aliye daha fazla dayanamaz ve sonunda polise teslim olur. Film, Aliye’nin hapishaneye gönderilmesi ve onu bekleyen sevdiği kişinin umudu üzerinden duygusal ve dramatik bir şekilde sona erer.