Kasabalı genç bir adam olan Ömer ile bölgenin nüfuzlu ailesinin kızı Nazan arasında başlayan aşk, gizli buluşmalarla devam ederken kısa sürede büyük bir tehlikenin içine sürüklenir. Nazan’ın ailesi bu ilişkiyi öğrenince, özellikle ağabeyleri duruma sert tepki gösterir ve Ömer’i ortadan kaldırmak için silahlı bir pusu kurar. Beklenmedik bir anda yaşanan çatışmada Ömer, canını kurtarmak için kendini savunur ve çıkan arbede sonucunda üç ağabeyi de hayatını kaybeder. Olayın ardından Ömer jandarma tarafından yakalanır ve ağır suçlamalarla mahkeme karşısına çıkarılır. Gerçeklerin ortaya çıkması halinde Nazan’ın hem toplum içinde büyük bir baskı göreceğini hem de hayatının mahvolacağını bilen Ömer, sevdiği kadını korumak için gerçeği saklamaya karar verir. Mahkemede olayın bir aşk meselesi yüzünden değil, hırsızlık amacıyla gerçekleştiğini söyleyerek tüm suçu üstlenir. Bu yalan ifade, onun cezasını hafifletmek yerine daha da ağırlaştırır ve mahkeme tarafından en sert cezaya hükmedilir. Ömer, sevdiği kadının onurunu korumak uğruna kendi hayatından vazgeçer ve trajik bir şekilde idam cezasına mahkûm edilir. Hikâye, aşk, fedakârlık ve toplumsal baskının ağır sonuçlarını dramatik bir sonla ortaya koyar.