Filmde, Zengin bir çiftlik sahibi olan Turgut, civar köyde kimsesiz yaşayan Sultan’a âşık olur ve onunla evlenerek çiftliğe getirir. Evliliklerinin ilk dönemlerinde yaşanan bir kaza sonucu Turgut felç kalır ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olur, bu durum hem fiziksel hem de psikolojik olarak hayatını tamamen değiştirir. Buna rağmen Sultan, genç yaşına rağmen büyük bir sadakat göstererek yıllarca kocasının bakımını üstlenir ve çiftlikte düzeni ayakta tutmaya çalışır. Evliliklerinin yıldönümünde düzenlenen büyük davette çiftliğe hediye olarak getirilen vahşi bir kısrak, Sultan’da içgüdüsel bir huzursuzluk yaratır ve onu uğursuzluk getireceğine inandırır. Ancak Turgut, tüm uyarılara rağmen bu atı çiftlikte tutmaya karar verir ve onu eğitmesi için genç, güçlü bir seyis işe alır. Bu karar, çiftlikteki dengeleri sessizce değiştirmeye başlar. Sultan’ın yalnızlığı, bastırılmış duyguları ve seyisin varlığı zamanla aralarında gizli bir yakınlık doğmasına neden olur. Çiftliğin gözlerden uzak alanlarında başlayan bu ilişki, giderek büyüyen bir yasak aşka dönüşür. Kahya ve diğer çalışanların şüpheleri arttıkça çiftlikteki huzur tamamen bozulur ve gerilim tırmanır. Sonunda bu gizli ilişkinin ortaya çıkmasıyla birlikte, hem evlilik hem de çiftlik düzeni büyük bir yıkıma sürüklenir ve hikâye trajik bir sonla sonuçlanır.