Filmde, Issız bir adaya düşen karakterler, modern hayatın kurallarından uzaklaştıkça hayatta kalma içgüdüleriyle hareket etmeye başlar ve medeniyet yerini ilkel dürtülere bırakır. Adadaki tek kadının varlığı, iki erkek arasında güç, kıskançlık ve sahip olma mücadelesini körükler. Biri daha ılımlı ve uyumlu bir yol izlerken diğeri otorite kurmaya çalışarak gerilimi tırmandırır ve ortam giderek şiddete açık hale gelir. Zaman geçtikçe açlık, susuzluk ve yalnızlık karakterlerin psikolojisini bozar, herkes kendi sınırlarını kaybetmeye başlar. Adanın klostrofobik atmosferi içinde hem fiziksel hem de zihinsel bir çözülme yaşanır ve insanlar giderek daha vahşi, kontrolsüz ve ilkel davranışlar sergiler.