Film, bir karakolun ahlak masasında bir araya getirilen kadınların sorgulanmasıyla başlar. Polisler tarafından “toplum dışına itilmiş” kişiler olarak görülen bu kadınlar, sırayla ifade vermeye çağrılır. Her biri konuşmaya başladığında film geçmişe döner ve onların bu hayata nasıl sürüklendiğini anlatan dramatik hikâyeler ortaya çıkar. Kadınların anlattıkları hayatlar birbirinden farklı görünse de hepsinin ortak noktası çaresizlik, kandırılma ve sömürüdür. Kimisi sevdiği erkek tarafından aldatılmış, kimisi ailesinin baskısından kaçmaya çalışmış, kimisi de yoksulluk yüzünden yeraltı dünyasının içine itilmiştir. Özellikle pezevenkler, mafya tipleri ve çıkarcı erkekler kadınların hayatlarını karartan kişiler olarak hikâyelerde önemli yer tutar. Film sadece pavyon veya randevuevi hayatını değil, bunun beraberinde getirdiği ağır sonuçları da gösterir. Hastane odalarında geçen umutsuz anlar, şiddet sonrası yaşanan fiziksel ve ruhsal çöküşler, adli olaylar yüzünden düşülen hapishaneler ve koğuş sahneleri kadınların yaşadığı trajediyi daha da derinleştirir.