Filmde,Salih, ünlü kantocu Ferha ve onun kızı Selma ile aynı tiyatro kumpanyasında çalışan, müziğe ve sahne sanatlarına gönül vermiş bir adamdır. Günlerini turnelerde ve gösterilerde geçiren bu ekip, birbirine adeta bir aile gibi bağlıdır. Bir gece Ferha sahnede rahatsızlanıp kalp krizi geçirince, gösterinin yarım kalmaması için daha önce hiç sahne deneyimi olmayan Selma seyircinin karşısına çıkmak zorunda kalır. Genç kızın performansı büyük beğeni toplar ve Selma kısa sürede dikkat çeken bir sanatçı haline gelir. Bu süreçte Salih de Selma’ya derin bir sevgi beslemeye başlar. Ferha, geçirdiği ikinci kalp krizinin ardından hayatını kaybetmeden önce kızını Salih’e emanet eder. Birbirlerine destek olan Salih ve Selma zamanla evlenir ve mutlu bir yuva kurarlar. Ancak hayatları, ünlü organizatör Ferit Bey’in Selma’yı keşfetmesiyle değişir. Ferit Bey, genç kadına büyük sahnelerin ve şöhretin kapılarını açacak önemli bir teklif sunar. Salih başlangıçta bu durumun evliliklerini olumsuz etkileyeceğini düşünse de Selma kariyeri için bu fırsatı değerlendirmeye karar verir. Selma’nın giderek ünlenmesi ve göz önünde bir sanatçı haline gelmesi, Salih’in içinde büyük bir güvensizlik ve yalnızlık duygusu yaratır. Eşini kaybetme korkusu, kıskançlık ve kendisini geri planda kalmış hissetmesi onu psikolojik olarak yıpratır. Zamanla alkole sığınmaya başlayan Salih, eski neşesini ve yaşam sevincini kaybeder. Film, aşk, fedakârlık, şöhretin getirdiği değişimler ve insanların sevdiklerini kaybetme korkusuyla nasıl mücadele ettiğini anlatan duygusal bir dram olarak ilerler. Salih’in yaşadığı çöküş ve Selma’nın yükselen kariyeri, ilişkilerini zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakır.