Filmde, İdealist ve mesleğine bağlı genç bir gazeteci kadın, yoğun iş temposu içinde sürekli haber peşinde koşarken bir yandan da nişanlısıyla evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Ancak gazeteciliğe olan tutkusu ve işinin tehlikeli doğası, özel hayatını gölgeler; nişanlısıyla sık sık tartışmasına ve ilişkilerinde kırılmalar yaşanmasına neden olur. Bir haber takibi sırasında yaşanan talihsiz bir kaza, onun hayatında geri dönüşü olmayan bir dönüm noktası olur. Bu olayın ardından kendisini, yeraltı dünyasında faaliyet gösteren suç şebekelerinin elinde esir olarak bulur. Onu kazadan sonra hedef haline getiren bu kişiler, gazeteci kimliğinden dolayı tehlikeli bilgilere sahip olduğunu düşünerek onu susturmaya çalışır. Esaret sürecinde kadın, hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlu bir mücadele verirken, bulunduğu ortamda tuhaf ve zaman zaman absürt durumların içine de sürüklenir. Yanlış anlaşılmalar, plansız gelişen olaylar ve karakterler arasındaki çelişkiler, gerilimli hikâyeye yer yer Yeşilçam’a özgü komedi tonları katar. Bu sırada nişanlısı ve yakın çevresi, onun kaybolmasıyla birlikte büyük bir endişeye kapılır ve gazeteci kadını bulmak için harekete geçer. İz sürme, kovalamaca ve suç dünyasının iç yüzünü ortaya çıkarma çabaları, hikâyeyi giderek daha hareketli bir hale getirir. Son bölümde tüm karakterler karşı karşıya gelirken, hem suç şebekesinin planları açığa çıkar hem de gazeteci kadının yaşadığı olayların ardındaki gerçekler ortaya dökülür. Hikâye, hem aksiyon hem de duygusal yüzleşmelerle birlikte çözülmeye doğru ilerler.