Filmde, Fransız Kontesi Anjelik, Akdeniz’de yaptığı bir yolculuk sırasında korsanların saldırısına uğrar ve tüm direnişine rağmen esir düşer. Köle tüccarlarının eline geçen genç kadın, güzelliği ve soylu duruşuyla dikkat çeker. Kısa süre sonra büyük bir esir pazarında satışa çıkarılır ve Osmanlı sarayına cariye yetiştiren görevliler tarafından satın alınarak İstanbul’a götürülür. Saray hayatına adım atan Anjelik için bambaşka bir dönem başlar. Ona harem kuralları, saray adabı ve çeşitli eğitimler verilmeye çalışılır. Ancak özgürlüğüne düşkün ve dik başlı bir karaktere sahip olan Anjelik, bu düzene boyun eğmeyi reddeder. Harem ağaları ve diğer cariyelerle sık sık çatışır, kurallara uymakta zorlanır. Onun bu asi tavrı ve sıra dışı güzelliği zamanla padişahın dikkatini çeker. Sarayda giderek daha görünür hale gelen Anjelik, padişahın gözdesi olmaya başlayınca haremdeki dengeler değişir. Bu durum, yıllardır güç sahibi olan kadınların kıskançlığını ve öfkesini üzerine çeker. Anjelik artık yalnızca saray kurallarıyla değil, aynı zamanda entrikalarla da mücadele etmek zorundadır. Hakkında dedikodular çıkarılır, iftiralar atılır ve çeşitli tuzaklar kurulur. Harem içindeki güç mücadeleleri giderek tehlikeli bir hal alırken, Anjelik hayatta kalmak için zekâsını kullanmak zorunda kalır. Ancak onun asıl amacı sarayda yükselmek değildir. Kalbi hâlâ geçmiş hayatında ve sevdiği insandadır. Bu nedenle bir yandan saray entrikalarından korunmaya çalışırken, diğer yandan özgürlüğüne kavuşmak ve eski yaşamına dönebilmek için kaçış planları yapar.