Filmde, Zengin ve burjuva bir çift, büyük bir refah içinde yaşamalarına rağmen çocuk sahibi olamaz ve bu durum evliliklerini yavaş yavaş bir krize sürükler. Kadın bu eksiklik yüzünden derin bir psikolojik bunalıma girerken, erkek tarafı ise soyunu devam ettirme baskısı altında ezilir. Aile büyüklerinden özellikle otoriter anne figürü, bu durumun üzerindeki baskıyı daha da artırır ve çiftin evliliği sürekli sorgulanır hale gelir. Çocuk olmaması, iki taraf arasında kırgınlıkları büyütür ve ilişki giderek soğur. Bu kırılma anlarında hayatlarına giren üçüncü bir kişi, dengeleri tamamen değiştirir ve evlilik içinde güven, sadakat ve gurur meselelerini gündeme taşır. Şüpheler ve yanlış anlaşılmalar çiftin arasını daha da açar. Zamanla yaşanan sert yüzleşmeler, ayrılık noktasına gelen büyük çatışmalar ve duygusal yıpranmalar hikâyeyi çıkmaza sokar. Ancak tüm bu gerilim, sonunda bir çocuğun dünyaya gelmesiyle çözülür ve çift yeniden bir araya gelerek evliliklerini onarmaya çalışır.