Filmde, Tarık ve Süreyya birbirine derin bir aşkla bağlı, geleceğe dair evlilik hayalleri kuran iki gençtir. Her şey yolunda giderken zamanla aralarına giren sınıfsal farklar, aile baskısı ve çevrenin müdahaleleri bu saf ilişkiyi zorlamaya başlar. Özellikle gurur ve yanlış anlaşılmalar, ikisinin de duygularını kırılgan hale getirir. Bu süreçte devreye giren üçüncü kişiler, kıskançlık ve çıkar hesaplarıyla ilişkilerini sabote eder. Söylenen yalanlar ve kurulan küçük tuzaklar, büyük bir yanlış anlamaya dönüşür. Tarık ya da Süreyya, aslında gerçeği yansıtmayan bir ihanete inanır ve bu kırılma noktası ilişkiyi geri dönüşsüz bir yere sürükler. Gurur, öfke ve hayal kırıklığı ağır basınca iki sevgili yollarını ayırmak zorunda kalır. Ayrılıktan sonra her ikisi de kendi içine kapanır; geçmişteki mutlu günler artık sadece bir hatıraya dönüşür. Zaman geçtikçe aralarındaki bağ kopmuş gibi görünse de, içlerinde bastıramadıkları bir özlem büyümeye devam eder. Hikâye, birbirini hâlâ seven ama bunu gururlarından dolayı söyleyemeyen iki insanın, kaybettikleri aşkın ağırlığıyla yüzleşmesini anlatan duygusal bir yolculuğa dönüşür.