Işıklar Şehri'nde tahliye edilmiş bir binada, üç adam izinsiz yerleştikleri daireyi bir yuvaya dönüştürmeye çalışır. Üçlü; kıt kanaat sahip oldukları eşyalardan geleceğe dair şakalara ve geçmişe ait anılara kadar her şeyi paylaşır. Bu canlı ortamda zaman, mekân ve kişisel geçmişler iç içe geçerek; yerinden edilme ve yuva kavramının anlamı üzerine siyasi bir alegori sunar.