Filmde, Milyoner ve yalnız bir kadın, uzun süredir kendisinden maddi destek alan fakat evlenmeye yanaşmayan bir adamla ilişki yaşamaktadır. Ancak bu ilişkinin dengesi, adamın küçük kızının bir gün aniden kaybolmasıyla altüst olur. Çocuğun ortadan kaybolmasının ardından baba büyük bir öfkeye kapılır ve hiçbir kanıt olmamasına rağmen kadını suçlamaya başlar. Sürekli olarak kızının kaybından onu sorumlu tutar, hatta çocuğu öldürdüğünü iddia eder. Bu ağır suçlamalar kadının hayatını dayanılmaz hale getirir. Yaşadığı baskıya daha fazla dayanamayan kadın, her şeyi geride bırakıp Kuşadası’na gider ve bir otele yerleşerek yaşananlardan uzaklaşmaya çalışır. Ancak vicdanı, yalnızlığı ve hakkında söylenenler peşini bırakmaz. Bu süreçte hikâye, kayıp bir çocuğun yarattığı acının yanı sıra sevgi, fedakârlık ve annelik duyguları etrafında şekillenir. Yaşanan olaylar, karakterlerin birbirlerine bakışını değiştirirken, özellikle bir çocuğa sahip çıkmanın ve onu korumanın anlamı ön plana çıkar. Film, suçlamalar, yanlış anlaşılmalar ve duygusal hesaplaşmalar eşliğinde ilerleyen dramatik bir hikâye sunar.