Filmde, Zengin ve kibirli bir genç kız, çevresindeki insanları küçümseyen tavırları ve sert çıkışlarıyla bilinirken, gururlu ve kendi halinde bir genç bu aşağılanmalara daha fazla dayanamaz ve intikam almak için onu kaçırarak şehirden uzak, ıssız bir dağ evine götürür. İlk günler tamamen çatışma, öfke ve kaçma girişimleriyle geçer; genç kız bu durumu bir esaret gibi görürken, genç adam da amacının ona bir ders vermek olduğunu düşünmektedir. Ancak zamanla dış dünyanın konforundan uzak, sert doğa koşulları içinde ikisi de mecburen aynı hayatı paylaşmaya başlar ve bu zorunlu yakınlık aralarındaki duvarları yavaş yavaş kırar. Genç kızın kibirli maskesi çatladıkça aslında içindeki kırılgan ve yalnız yön ortaya çıkar, genç adam ise intikam duygusunun altında bastırdığı duygusal yaraları fark eder. Günler geçtikçe nefret yerini anlayışa, anlaşmazlıklar yerini bağ kurmaya bırakır ve bu kapalı ortam, iki insanın birbirini gerçek anlamda tanıdığı bir sürece dönüşür. Tüm bu değişim, sonunda beklenmedik bir aşka evrilir ve hikâye, zorunlulukla başlayan bir yakınlığın tutkulu ve kaçınılmaz bir ilişkiye dönüşmesini anlatır.