Filmde, Gece sokaklarda yaşayan Cemile, sıradan bir dönüş yolunda kanlar içinde yaralı bir adam bulur ve onu polise haber vermek yerine kendi evine götürerek saklar. Bu adam, cinayet şüphesiyle aranan Kemal’dir. Başta tamamen güven sorunu ve tedirginlik içinde geçen günler, Cemile’nin ona bakım yapması ve hayatta kalmasına yardım etmesiyle yavaş yavaş bir bağa dönüşür. Aynı çatı altında, dış dünyadan kopuk şekilde geçirilen zaman içinde ikisi de birbirinin gerçek yüzünü görmeye başlar; Cemile, Kemal’in sert görünümünün arkasındaki kırılganlığı fark ederken, Kemal de Cemile’nin hayat şartlarına rağmen taşıdığı vicdan ve merhamete şaşırır. Zamanla bu zorunlu yakınlık, toplumun ve geçmişin yüküne rağmen büyüyen bir aşka dönüşür. Ancak bu ilişki sadece duygusal bir yakınlaşma olarak kalmaz; Cemile’nin toplumdaki “lekeli” konumu ve Kemal’in üzerindeki ağır suçlamalar, ikisini de sürekli tehdit altında tutar. Bir yandan polis Kemal’in peşindeyken diğer yandan karanlık yeraltı dünyası da onun izini sürmektedir. Cemile, bu süreçte hem Kemal’i korumaya hem de kendi hayatını ayakta tutmaya çalışırken sık sık karakolla karşı karşıya kalır ve şüpheli durumlara düşer. İkili, her şeye rağmen birlikte kaçıp yeni bir hayat kurma hayali kurar ancak geçmişleri ve çevrelerindeki tehlikeli insanlar bu hayalin önünde büyük bir engel oluşturur. Film, iki yaralı ruhun birbirine tutunarak hayatta kalma ve özgür olma mücadelesini anlatır.