Filmde, Kemal ile Rüstem askerlikten beri birbirine bağlı iki yakın dosttur ve terhis olurken bir gün yeniden buluşmak üzere sözleşirler. Yıllar sonra Rüstem, Kemal’i ve ailesini kendi çiftliğine davet eder. Kemal bu daveti sevinçle kabul ederken, yola çıkmadan önce ailesi alışverişe gider ve yolda saldırıya uğrar. Bu saldırı sonucunda Nuran ağır şekilde zarar görür ve aile büyük bir yıkım yaşar. Olayı öğrenen Kemal, içindeki acıyla birlikte intikam yemini eder ve adaleti kendi yöntemleriyle sağlamak ister. Hemen Rüstem’e giderek durumu anlatır ve birlikte saldırganları bulmak için yola çıkarlar. Rüstem, “senin derdin benim derdim” diyerek dostunun yanında durur. İkili, ipuçlarını takip ederken tehlikeli bir yeraltı dünyasının içine çekilir. Ancak araştırmalar ilerledikçe olayın ucu Rüstem’in çevresine kadar uzanır ve bu durum iki dost arasında büyük bir güven krizine yol açar. Kemal, hem ailesinin acısıyla hem de dostuna duyduğu güven arasında sıkışırken; Rüstem de kendi çevresiyle yüzleşmek zorunda kalır. Film, dostluk, adalet ve töre baskısının insan hayatını nasıl çıkmaza sürüklediğini dramatik bir şekilde işler.