Filmde, Müslüm, haksız yere girdiği hapisten çıktıktan sonra köyüne döner ve sevdiği kadın Zühre ile birlikte kaçıp yeni bir hayat kurmaya karar verir. Ancak bu kaçış, Zühre’nin babası olan zalim ağanın gururuna dokunur ve ikilinin peşine silahlı adamlarını takarak ölüm emri verir. Bebek bekleyen Müslüm ve Zühre, bir süre saklanarak yaşamaya çalışsa da sonunda izleri bulunur. Müslüm yakalanır ve Zühre’nin yerini söylemesi için ağır işkencelere maruz bırakılır. Tüm acılara rağmen susmayı tercih eden Müslüm, bu süreçte bacağından vurulur ve yaranın kangrene dönüşmesi sonucu bacağı baltayla kesilerek “Topal” olarak anılmaya başlar.
Bu olay, Müslüm’ün hayatında geri dönüşü olmayan bir kırılma yaratır. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük bir yıkım yaşayan Müslüm, artık sadece sevdiği kadını değil, elinden alınan hayatını da geri almak için intikam yemini eder. Zühre’yi ve doğmamış çocuğunu koruma umuduyla başlayan bu kaçış hikâyesi, zalim bir ağa ve onun adamlarıyla ölümcül bir hesaplaşmaya dönüşür. Film, sert şiddet sahneleri ve trajik yapısıyla Yeşilçam’ın en karanlık öykülerinden biri olarak öne çıkar.