Filmde, Cezaevinden kaçmayı başaran yedi mahkûm, özgürlüğe kavuşabilmek ve yeni bir hayat kurabilmek için içlerinden birinin daha önce sakladığı büyük miktardaki paranın peşine düşer. Kaçışları sırasında yolları genç bir öğretmen adayıyla kesişir ve onu, planlarının açığa çıkmasını önlemek amacıyla rehin almak zorunda kalırlar. Ardından terk edilmiş bir depoya sığınan firariler, kısa süre içinde güvenlik güçleri tarafından kuşatılır. Dışarıda polis çemberi giderek daralırken, içeride de mahkûmlar arasında büyük bir gerilim baş göstermeye başlar. Kimi özgürlüğüne kavuşma hayali kurarken, kimi geçmişte yaptığı hatalarla yüzleşmek zorunda kalır. Güvensizlik, korku ve çaresizlik duyguları, firariler arasındaki ilişkileri giderek daha kırılgan hale getirir. Rehin alınan genç kadın ise zamanla bu insanların sadece suçlu kimliklerinden ibaret olmadıklarını, her birinin farklı acılar ve toplumsal koşullar nedeniyle bu noktaya sürüklendiğini fark etmeye başlar. Film, üç gün süren bu kuşatma boyunca suç, vicdan, özgürlük ve insan psikolojisi üzerine yoğunlaşırken, hem mahkûmların hem de rehin alınan genç kadının yaşadığı içsel dönüşümleri dramatik bir şekilde ele alır.