Film, yıllarca çocuk sahibi olamayan bir çiftin, törelerin ve toplum baskısının gölgesinde yaşadığı büyük dramı anlatır. Köy halkının ve ailenin soyun devam etmesi yönündeki baskıları, ilk eşi çaresiz bırakır. Kocasını kaybetmemek ve üzerindeki baskıyı hafifletmek isteyen kadın, büyük bir fedakârlık yaparak eve bir kuma getirilmesini kabul eder ve hatta bu kadını kendisi bulup getirir. Ancak yeni gelen kuma da uzun süre çocuk sahibi olamayınca, bu kez köyün suçlamaları onun üzerine yönelir. Hiç beklenmedik bir anda ilk eşin hamile kalması, evdeki dengeleri tamamen değiştirir. Kuma, kıskançlık ve korkunun etkisiyle, doğacak çocuğun kocasından olmadığını ileri sürerek ilk kadına ağır bir iftira atar. Köylüler gerçeği araştırmadan bu iddiaya inanır ve kadını namussuz ilan ederek acımasızca cezalandırmaya kalkışır. Tam linç gerçekleşmek üzereyken kocası yetişerek eşini öfkeli kalabalığın elinden kurtarır. Yaşadıkları haksızlık ve toplumun acımasız tutumu karşısında çift, geçmişlerini geride bırakıp köyü terk etmeye karar verir. Film, töre baskısını, kıskançlığı ve iftiranın yıkıcı sonuçlarını dramatik bir dille ele alır.